İLÇELER
 

BOZÜYÜK : Türklerden önce Hititler, Frigyalılar, Kimmerler, Bitinyalılar, Romalılar ve Bizanslılar gibi birçok devletler kurulmuş veya bölgeye egemen olmuşlardır. Birçok devletin ordularının  da geçiş yeri olmuştur. Bozüyük’ün tarihteki adı LAMUNİA’dır. 1908’den sonra Ertuğrul Livası’na bağlanarak Kaza merkezi yapılmıştır.

Aslında Bozüyük dört köyün birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu köyler: Manişar, Aktaydı, İçköy ve Arıklar’dır. Bozüyük adı demiryolu inşaatı esnasında açılan Höyük (Tümülüsten)gelmektedir. Ancak bugün şehrin ortasında kalmış olan Höyük’e benzeyen tepeden geldiğini söyleyenlerde vardır. Bir başka yakıştırma ise şöyledir: Eskiden kervan yolu üzerinde bulunan ve  kervanların mola yeri olan Bozüyük’te; kervancı başının  molalar için kullandığı BOZ-YÜK sözü üzerine bu ismi aldığı söylenmektedir. Ayrıca  eski Türk çadırlarına Bozüyük dendiği bilinmektedir. Bozüyük Birinci dünya savaşından sonra Yunan askeri tarafından işgal edilmiş ve kurtuluş savaşında Bozüyük halkı aktif olarak savaşa katılmıştır. Elli kişilik Bozüyük Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuş ve kurtuluş savaşında ilk mehter takımı kurularak halkın savaşa katılımı sağlanmıştır. Böylece Yunan askerinin ilerleyişi durdurulmuştur.    

Bozüyük sınırları içinde İnönü Şehitliği ve İntikam Tepe Şehitliği ile Alınca Köyü civarında çevre köylerin insanları tarafından savaştan sonra şehitlerimizin kemiklerinin toplanarak gömüldüğü bir küçük şehitlik vardır. Ayrıca bazı Bozüyük yaşlılarından Osmanlılar zamanından kalma, bu günkü Korutürk ve Saffet Şeker İlk Öğretim Okulları’nın bulunduğu yerlerin şehitler mezarlığı olarak anıldığını öğreniyoruz.

Bozüyük Bilecik’in il olması ile birlikte 1924 yılında ilçe statüsüne kavuşturulmuştur.

Bkz. http://www.bozuyuk.gov.tr

 

GÖLPAZARI : Bizanslılar döneminde Harmankaya Tekfurluğu’na bağlı olan Gölpazarı, Osman Gazi tarafından alınmıştır. Gölpazarı kuruluşundan itibaren sıra ile Resulşel, Dönen ve Akçaova (Akçaoba) adlarıyla anılmış, son olarak Gölpazarı adını almıştır.

Bkz. http://www.golpazari.gov.tr

 

İNHİSAR : Bilecik iline bağlı 7 ilçeden birisidir. Batı Anadolu bölgesinde bulunan Bilecik, aynı zamanda Marmara, Karadeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerinin kesiştiği yerdir. İl Merkezinin doğusunda bulunan inhisar ilçesi kuzeyde yeni pazar, batıda söğüt ilçeleri, güneyde ve doğuda Eskişehir İli ile çevrelenmiştir. İnhisar ilçesi bağlı bulunduğu Bilecik'e 56 km. Eskişehir'e de 78  km. mesafededir. Ancak her iki kente de ulaşmak için 28 km. uzaklıktaki Söğüt ilçe merkezinden geçmek gerekmektedir. İnhisar önceleri Söğüt’e bağlı bir bucak iken mütevazı nüfusuna rağmen coğrafi konumu dikkate alınarak 1991 yılında ilçe yapılmıştır.

 

 

OSMANELİ : Osmaneli ilçesinde görülen Helen, Trak, Bitinya, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlınemi kalıntıları hemen her çağda ilçenin yerleşime sahip olduğunu göstermektedir. Osmaneli’nin hemen kuzeyinde akan Göksu çayı, ilkçağda Mela ya da  Gallos adı anılmakta idi. Bu nedenle kentin ilk adı Anadolu’nun yerli halklarından Luwi dilinde Melawana yani Mela halkının kenti olarak anılmıştır. Helenleşme çağında Melagina adına dönüşen Osmaneli, daha sonraki dönemlerde Lefke olarak anılmaya başlanmıştır.

Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in anısına saygıyla 1913 yılında Osmaneli adını almıştır. 30 Nisan 1926 yılında ise Bilecik iline bağlı bir ilçe olmuştur. Kurtuluş Savaşında da İstanbul ile Ankara arasında önemli bir geçit yeri olmuştur. Bu yıllarda Kurtuluş savaşımızın bazı ünlü kişileri, Geyve-Osmaneli yolunu kullanmış, burada konaklamışlardır. Halide Edip Adıvar’da Ankara’ya giderken Lefke’de kalmıştır. Lefke, işgalden sonra Abdurrahman Özgen komutasındaki Kuvayi Milliye süvarilerince kurtarılmıştır. Osmanlı döneminden beri önemli bir ipekböcekçiliği merkezi olmuştur.

Osmaneli, Güney Marmara bölgesinde, doğal bir geçit olan Sakarya nehri vadisindedir. İstanbul-Eskişehir karayolu ile İstanbul-Eskişehir-Ankara demiryolu Osmaneli’nden geçmektedir.

Bilecik’in hemen kuzeyinde ve 34 kilometre uzaklıkta bulunan Osmaneli, Eskişehir’e 106, Adapazarı’na 72, Kocaeli’ne 110, İstanbul’a 202 ve Bursa’ya ise 104 Km uzaklıktadır. 526 kilometre karelik yüzölçümüne sahip olan Osmaneli ilçe merkezinin nüfusu 12 bin 814 olmakla birlikte, tüm ilçe nüfusu 21 bin 70 kişidir.

Bkz. http://www.osmaneli.gov.tr

 

 

PAZARYERİ : Pazaryeri'nin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. İlkçağlarda "BİTHİNİA" denilen bugün Bursa, Bilecik, Kocaeli topraklarını kapsayan bölgenin güney batı bölümünde yer alıyordu. Roma döneminde Anadolu'nun içinden gelip Bursa'ya giden Roma yolu Pazaryeri'nden geçerdi. Bu yolun geçtiği yerler halen yöre halkı tarafından "BAĞDAT YOLU" veya "İPEK YOLU" olarak bilinir.

Roma döneminden kalma antik eserlere Firanlar, Ahmetler köyleri ve Doğanlar mevkiinde rastlanır.

Pazaryeri'nde hediyelik ve turistik toprak ev eşyası ve ağaç eşya yapımcılığı da sürdürülmektedir.

Bkz. http://www.pazaryeri.bel.tr

 

 

SÖĞÜT : 1231 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat’ın, Bozüyük-Pazaryeri arasındaki Ermeni Derbendinde yaptığı savaşta ve daha sonra Karacahisar kuşatmasında Ertuğrul Gazinin gösterdiği yararlılıklar üzerine sultan tarafından Söğüt, Ertuğrul Beyin yönetimindeki Karakeçili Türkmenlerine yurt olarak verilmiştir.

700 yıllık Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan Söğüt, Bilecik’in 29 km. doğusunda, yaklaşık 13000 nüfuslu, vakur insanların yaşadığı, görkemini iliklerimize kadar hissettiren, sokaklarında gezerken tarihi havasını teneffüs ettiren, asırlık çınar ağaçları ile geleceğe kök salan ve mutlaka görülmesi gereken bir ilçemiz…

Sakarya vadisinin yamaçlarında, Sündiken Dağları’nın eteklerinde güneyden kuzeye uzanan bir alan üzerine kurulu,  Osmanlı Devleti’nin kurulduğu, Kurtuluş Savaşı’mızın en çetin geçtiği tarihi Söğüt ilçemizden, Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde şöyle söz ediliyor; ‘’ Söğüt, Bursa Sancağı hükmünde,   Lefke kazası nevahisinde hâkimli, bağlı bahçeli, arı havası, latif bir kasabadır. 700 kadar kiremitle örtülü Türk hanelerini havi, müteaddit camili, han ve hamamlı, çarşı ve pazarlı bir yerdedir.’’

Türbeyi, başta Karakeçili olmak üzere, diğer bazı Türkmen Beyleri ve oymakları, 725 yıldır bütün olumsuz siyasal gelişmelere rağmen, her yıl bir gelenek halinde, eylül ayının ikinci pazar günü ziyaret etmektedirler.

 

Bkz. http://www.sogut.gov.tr

 

YENİPAZAR : Eski adı Kırka’dır. Kırka ismi nereden gelmektedir? Bir inanışa göre: Halkın kırk yerden toplandığını belirtmek için ”Kırka” denmiştir. Bir diğer rivayete göre ise kırk hane olduğu için bu isim konmuştur. Ancak ilk inanış gerçeğe daha yakın olduğu sanılıyor.

Yenipazar, Osmangazi (1255-1324) tarafından Osmanlı Beyliği topraklarına katılmıştır. İmparatorluk döneminde iki mahalle 1000 haneden olduğu söylenmektedir. Bu kaynaklara göre; o dönemde Yukarı Mahallede Rum ve Ermenilerin, Aşağı mahallede ise Müslümanların yaşadığı belirtilmektedir. Azınlıklar Kurtuluş Savaşı sırasında Yenipazar’dan göç etmiş; onların yerine Yugoslavya’dan gelen göçmen soydaşlarımız yerleşmiştir.

Yenipazar Cumhuriyetten önce Bolu’nun Göynük İlçesine bağlı iken. 1926 yılına kadar Söğüt'e bağlı kaldıktan sonra 1926 yılında Gölpazarı İlçesine bağlı bir bucak olarak yaşamını sürdüren Yenipazar, 3392 sayılı yasa ile ilçe statüsüne alınmış, 11 Ağustos 1988’de ilçe hayatına başlamıştır. 26 Mart 1989’da Belediyelik olmuştur.

Bkz. http://www.yenipazar.com

 

 

 

Tarihi...

Coğrafi Konumu...

İlçeleri...

Festivaller...

Mimari Yapı...

Tarihi Yerler...